| | Üretsiz Blog oluştur

Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal v

Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimlerin görüldüğü, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir.

Ergenlik çağı ruhsal gelişim özellikleri
Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimelerin görüldüğü, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir. Başlangıcın belirleyicisi pubertedir (ikincil seks özelliklerinin ortaya çıkışı). Normalde pubertenin başlama yaşı ve süresi iki cins arasında farklıdır. Kızlarda 8 - 18 yaş arası, erkeklerde 9 - 19 yaş arasında ikincil cinsiyet özelliklerinin (puberte) başladığı bilinmektedir. Bu süreç kızlarda erkeklerden 18 ay önce başlar. Ergenlik dönemini tanımlamada çeşitli araştırmacılar arasında görüş ayrılıkları söz konusudur. En yaygın tanımlamada ve kronolojik faktörler temel alındığında hayatın ikinci dekadını (10 - 20 yaş arası) içermekteyken; bazı araştırmacılar ise toplumsal - gelişimsel faktörleri tanımlama kriterlerine katarak, ergenliğin bitimini işe başlama, evlenme ve maddi bağımsızlık gibi faktörlere bağlamaktadırlar.
Bu dönem, bilim insanlarının dışında filozoflar, edebiyatçılar ve sanatçıların da ilgisini çekmiştir. Örneğin Aristo M.Ö. 300 yılında bu dönemden 14 - 21 yaş arasında yer alan bir dönem olarak söz edip, şöyle tanımlanmıştır: "Gençler kişilik olarak arzularına kapılmaya ve bunları eyleme dökmeye hazırdırlar. Bedeni arzuları içinde en çok kapıldıkları cinsel arzulardır. Çok değişkendirler, arzuları ateşli olduğu kadar geçicidir. İster sevgi ister nefret duygusunda aşırıya kaçarlar."
Schiller ve Goethe'nin de dahil olduğu bir edebiyat akımı (Strum und Drang), bu dönemi idealizmle dolu, eskiye isyan eden, kişisel duygu, ihtiras ve acının ifade edildiği bir dönem olarak tanımlamıştır.
Ruhsal kuramları tanımlayanlardan Erikson, bu dönemin kişinin toplumsal yerini, mesleki konumunu ve cinsel kimliğini tanımlamaya, yerine oturtmaya çalıştığı bir dönem olduğunu belirtmiş, bu çabaya "kimlik bunalımı" adını vermiştir. Bu dönemden her ergenin geçtiği, ancak sağlıklı ergenlerin bu dönemi başarıyla atlatıp mesleki, ailevi ve toplumsal yerlerini kolaylıkla tamamladıklarına işaret etmiştir. Bu dönemin bazı bireylerde daha gürültülü olabileceği; bu bunalımın çoşkulu bir ırmağın yatağını bulması gibi olduğunu ve bu süre içinde ana - babadan bağımsızlaşma, toplumsal değerleri, erdemleri yeni baştan yaratma ve kendini bulma çabası olduğunu vurgulamıştır.
Artık şu an pek çok araştırmacı ergenlik döneminde temelde aileden bağımsızlaşma mücadelesinin olduğunu, bunun sancılı bir süreç olabileceğini bilmektedir. Ancak önemli olan bu dönemde sağlıklı ergenliğe ait özellikleri ruhsal problemli ergenlerden ayırt etmektir. Bu dönemin zor ve sıkıntılı bir dönem olması demek, ergenlerin gösterdiği bütün ruhsal sıkıntıları "normal" kabul etmek demek değildir. Normal ergenlerde, ergenlik öncesi döneme oranla aileden uzaklaşma eğilimi, arkadaşlarla daha fazla vakit geçirme isteği, anne - babanın onu çocuk gibi algılayıp sürekli müdahale etmesine tepkili olma doğaldır. Ancak bu tepkiler ölçülü, daha çok tartışılarak daha fazla hak kazanmaya yönelikse, yıkıcı kural dışı eylemler söz konusu değilse, ergenliğin normal gidişi içinde değerlendirilir. Yine bu yaş grubunda beyin gelişimine paralel olarak, anne - babalarından farklı düşünme, farklı yaşam tarzı, farklı müzik ve giyimi tercih etmeleri normal gelişimin bir parçasıdır. Aileye mensubiyet duygusundan ziyade, onlarla benzeri düşünce tarzı ve beğenileri olan arkadaşları ile bir grubu oluştururlar ve grup mensubiyeti ön plana çıkar. Bu dönemde zaman zaman neşesizlik ve kaygı görülebilir ancak bu sürekli değildir ve hayatı kötü etkilememektedir. Eğer sürekliliği olup hayatı kötü etkilerse psikiyatrik yardım gerekebilir.

Ergenlik çağının fazları
1-Erken Ergenlik (12 - 14 yaş arası)


Pubertenin fizyolojik değişimleri ile başlayan bu faz, 2 yıl sürer. Bu fazda dürtü gücü yüksektir. Bu dönemdeki erkekler her türlü yoğun duygulanım sırasında ereksiyon yaşayabilir. (Hem cinsel, hem agresiv uyarana karşı).


Bu devrede bedenin hızlı gelişim ve değişimin kontrol dışı olması, ergenlerde kontrol kaybı duygusu ve hatta ruhsal denge bozulması kaygısına yol açabilir. Ergenler bu durumun normal olup olmadığını merak edebilir. Ebeveyn bu durumdaki ergeni sıklıkla kaygılı ve "moody" olarak algılar. Uyku ve beslenme paternleri düzensizdir. Erkeklerin aktif erkeksi pozisyonundan kaçınma eğilimleri vardır. Genelde dağınık, açıksaçık konuşmalardan zevk alırlar. Kızlar ise yaşıtları erkeklere oranla daha gelişmiş olmanın verdiği haz ile pasif kadınsı arzularını geri planda bırakarak, erkeklere cazibeli görünmek ister, aktif biçimde onların peşine takılır ve geleneksel kadın imajından uzaklaşırlar. Yine de bu dönemde her iki cinsin temel arkadaşları kendi cinsinden arkadaşlarıdır. İlk kez ebeveynin otoritesi ile başetme gündeme gelir. Mastürbasyon artar.

2- Orta Faz (14 - 16 yaş)


Puberte başladıktan 2 yıl sonra başlar. Bu period süresince önemli değişiklikler olur. Soyut düşünce kapasitesi gelişir. Çocukların oyuncakla oynadığı gibi ergen soyut düşünceleri ile oynar, ideolojik tartışmalara girer, farklı siyasi akımları savunur. Farklı dünya görüşlerini savunup tartışmaya girebilir.


Kimlik arayışı içindedir ve özdeşim kuracağı bir model arar. Ebeveynin değer yargıları onlar için anlam taşımaktan çıkar. Yani kısaca içselleştirdiği ebeveyn figüründen ayrılarak, dış dünyaya yönelir. Kendi cinsinden özel bir arkadaş edinir. Bu daha çok benzeri özellikleri olan biridir. Bu ilişkide yaşanılan duygusal yoğunluk, ileride kurulacak karşı cins ilişkileri için bir yol ve provadır. Bu dönemde cinsellik sıklıkla fantezilerde yaşanır. Özellikle bu dönem erkekler arası geçici eşcinsel ilişkiler görülebilir, bu eşcinsellik anlamına gelmemektedir.

3- Üçüncü Dönem (16 - 19 yaş)


4 yıl puberteden sonra başlar, 2 - 3 yıl sürer. Genç erişkin ilişki ve yaşantısı oturduktan sonra sona erer. Kuvvetli duyguların olduğu bir ilişki sona erdiğinde, yoğun acının yaşandığı dönemdir. Bu dönemlerdeki ilk aşk ya karşı cinsten ebeveyne benzer ya da tamamen farklı olur. Soyut düşünce iyice yerleşir, gelecek, evlilik, meslek seçimi ciddi düzeyde gündemde olur. Bağımsızlık pekişir. Blos bu dönemi "ikincil bireyselleşme" aşaması diye isimlendirmiştir.

Kısaca
Ergen gelişimi ile ilgili çeşitli kuramlar ve yaklaşımlara bütüncül bakıldığında;
1- Bu dönemin yaşamın ilk bir yılı dışında en hızlı gelişimsel dönem olduğu,
2- Bu dönemde yaşadığı gelişim ve değişime yapısal özellikleri ve çevresel koşullarına bağlı tepkiler verebileceği,
3- Bu dönemde gelişimin bir parçası olarak geçici depresyon ve kaygı belirtileri görülebileceği, ayrıca bağımsız kimliğini kazanmak için ebeveyni ile görüş ayrılıkları ve çatışmalarının olabileceği,
4- 3. bölümde anlatılan belirtiler dışında, ergen işlev bozukluğuna (akademik - sosyal - ailevi) yol açan herhangi bir belirtinin, psikiyatrik başvuru gerektirdiği yönündedir.

Ergenlik döneminde psikiyatrik yardım gerektiren durumlar
1) Uzun süren ders başarısızlığı, konsantrasyon ve dikkat problemleri
2) Sık görülen öfke nöbetleri
3) Kural dışı eylemlerde bulunma (evden kaçma, okuldan kaçma, başkalarına zarar verme)
4) Neşesizlik, mutsuzluk, boşluk duygusu
5) Aşırı endişeli olma
6) Aşırı bir biçimde beden imajı ile meşgul olma ve ağır diyet programlarında bulunma
7) Alkol, madde kullanımı
8) Uyku problemleri, uykuya dalmakta güçlük
9) Enerjisizlik
10) Eski işlev düzeyinde, ister insan ilişkileri, ister dersler ve hobilerde bariz değişmeler.

Bu dönemde görülen psikiyatrik bozukluklar
Depresyon:


Ergenlerde depresyon çabuk sinirlenme, öfke patlamaları, kural dışı eylemlerde bulunma, neşesizlik, isteksizlik, kendini ve çevreyi olumsuz değerlendirme, ümitsizlik, iştah değişimleri ve uyku bozuklukları ile seyreder. Bu belirtileri gösteren ergenlerde psikiyatrik tedavi gerekmektedir.Tedavi olmayan olgularda sonradan tedaviye yanıt zayıftır, ayrıca bazen kendi içsel huzursuzluklarını gidermek için madde kullanımına yönelebilirler. Yine tedavi edilmeyen kişilerde intihar riski vardır.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu:


Sıklıkla okul öncesi dönemden başlayan bu tabloda aşırı hareketlilik, dikkat problemleri, fevrilik, ders başarısızlığı söz konusudur. Ergenlikte hareketlilik yerini huzursuzluğa bırakmakta, dikkat sorunu artan ders yükü ile birlikte daha fazla yaşanmaktadır. Fevrilik sebebi ile bazen uygun olmayan, kural dışı davranışlar, kendine veya çevreye zarar verme söz konusudur. Daha önceden tedavi programında olmayan bu kişiler, bu yaşta tedaviye başvurabilirler. Ergenlikte tedavi edilmeyen vakalarda madde kullanımı riski söz konusudur.

Yeme bozuklukları:


Bu gruptakiler aşırı biçimde kendi beden görünümü ile ilgilenirler. Adeta takıntılı biçimde bu konu ile meşguldürler. Sıklıkla kilo alma korkusu ile yedikleri yiyeceklerin kalorilerini hesaplarlar ve ciddi kilo kaybı görülebilir. Anoreksiya Nervoza diye bilinen bu durum, basit yeme kısıtlamasından farklı bir durumdur. Hayatı ve kişinin sağlığını ciddi düzeyde etkilemektedir. Bulimia diye bilinen diğer bir yeme bozukluğu, daha geç ergenlikte başlamakta olup, bu kişilerde atıştırma nöbetleri, kendini kusturma ve kilo alma korkusu hakimdir.

Kaygı Bozuklukları:


Çok farklı klinik belirtilerle seyreden bu bozukluk, özellikle hayatı, hayatan tad almayı etkilediğinde önem taşımaktadır. Temelde endişe hali, korkular, takıntılar, konsantre olamama, kaçınma davranışları, bazen ebeveynden ayrılmakta güçlük, sürekli onay alma ihtiyacı gibi belirtiler, farklı alt gruplarda görülmektedir.

Sonuçta
Bu tablolar dışında bu yaş grubunda bütün diğer psikiyatrik bozukluklar da bu yaşta görülebilmektedir. Eğer bir ergen hayattan tad alamıyorsa, ders başarısı iyi değilse, aile ile çatışmaları uygun yolla çözülemiyorsa, uyku ve iştahında, arkadaş ilişkilerinde kötüleşme varsa bir an önce doktora başvurmak gerekir.

Yapımdayız.

Yapımdayız...

Sitemiz Şu an Yapım aşamasındadır. En kısa zamanda yayın hayatına başlayacagız.

İletişim: halis.simsek(at)gmail.com

internetten para kazanma ivc-turkey ivcturkeypara-kazanma radyo-bari radyobari reklamaction reklamstore reklamyayinla search-earn spedia